30 Mart 2023, 05:27 tarihinde eklendi

2022’de matrah artırımında muhasebe hilesi tartışması

2022’de matrah artırımında muhasebe hilesi tartışması

27 Mart 2023 tarihli yazımdan sonra piyasada, 2022 kayıtlarında var olan gelirler eksik beyan edilir ve sonrasında; “Matrah artışından yararlanılırsa, bu durum muhasebe hilesi addedilir ve affı sakatlar mı ve/veya cezai müeyyide mekanizmasını tetikler mi?” konusu tartışılmaya başlandı.


Tek başına, mükellefin defter ve belgelerindeki kayıtlarda daha yüksek bir gelir olmasına rağmen, daha düşük gelir beyanında bulunulması bizi muhasebe hilesi iddiası ile karşı karşıya bırakmaz. Dolayısıyla; sadece, kayıtlara uygun olmayan beyan nedeniyle VUK 359 kapsamında bir suç oluştuğu iddia edilemez.

Gelir vergisi mükelleflerinin yurtiçi veya yurtdışında farklı kaynaklardan elde edip doğrudan beyannameye yansıtarak, bir muhasebe kaydı veya mali tablo oluşturmayı gerekmeksizin, 2022 yıllık gelir vergisi beyanını eksik beyan etmeleri, akabinde de matrah artırımı yapmaları halinde, matrah artırımının koruyuculuğu tartışılamaz.

Ancak, geliri gizlemek veya gideri fiktif artırmak, dolayısıyla kârlılığı azaltmak için muhasebede hile anlamına gelecek kayıtlar yapılmış, kasten, kayıtlarla hiç alakası olmayan bir mizan, bilanço ve gelir tablosu oluşturulmuşsa durum farklı değerlendirilebilir.

Böyle bir durumda, defter, belge ve kayıtlara uygun olmayan mali tablolardan hareketle verilen 2022 beyanına dayanılarak matrah artırımı yapılması, hem matrah artırımını sakatlayabilir hem de VUK 359 kapsamında (muhasebe hilesi denilebilecek) bir suçtan bahsedilebilir.

 

Kayıtlara uygun olmayan gelir beyanı muhasebe hilesi midir?

27 Mart 2023 tarihli yazımdan sonra değerli vergi hukukçusu Feridun Güngör, VUK 359 açısından da konunun değerlendirilmesi gereğine dikkat çekti.

2022 yılında matrah artırımında bulunabilmek için önce 2022 yıllık beyanında bulunulması ve artırımın bu tutardan hareketle yapılması gerekmektedir. Beyanın muhasebe hilesine dayanılarak yapılması halinde matrah artırımının geçersizliği ileri sürülebilecektir.

Peşinen belirteyim ki bu tür bir iddia ile daha önceki aflarla ilgili, bugüne kadar karşılaşılmadı. Bugün akla gelmesi ve tartışılmasının nedeni 2022 matrah artırım imkânının beyan öncesi getirilmiş olması.

Önceki yıllarda matrah artırımından yararlanıldığı durumlarda, matrah artırımında bulunulan yıla ilişkin beyanların, defter kayıtları, alınan veya düzenlenen belgelerle ne kadar uyumlu olduklarıyla ilgilenilmemiş ve uyumsuzluğun VUK 359 kapsamında bir suç olarak değerlendirilebileceğini düşünmemiştik. Matrah artırımı incelemeyi engellemez, ibraz yükümlülüğünü kaldırmaz Matrah artırımı vergi incelemesine alınmayı engellemez.

Defter ve belgelerin muhafaza ve ibraz yükümlülüğü devam etmektedir. KDV’de de matrah artırımı yapılmış bile olsa, KDV iadesi ve mahsubu, devreden KDV yönleriyle her zaman incelenebilmek mümkün.

Deprem Ek Vergisi matrah artırımı kapsamında olmadığı için her zaman bu açıdan ve matrah artırım kapsamında olmayan ÖTV, damga vergisi vb. vergi, stopaj ve benzeri gerekçelerle inceleme yapılabilmesi mümkün.

Hileli kasa, ortaklardan alacaklar ve stok affı Çeşitli gerekçe, hesap ve saiklerle aşağıdaki şekillerde, yeni af yasasının amacı dışında, 31 Aralık 2022 öncesi dönemde oluşan sonuçları gidermenin ötesinde kullanılmaya çalışılması ve bu durumun tespiti halinde, affın koruyuculuğu kalmayacağı gibi, VUK 359 kapsamında bir suçun oluştuğu da ileri sürülebilecektir. Özellikle 31 Aralık 2022 sonrasında yapılan kayıtlarla;

-Hayali stok yaratıp aftan yararlanma,

-Hayali alacak yaratıp aftan yararlanma,

-Hayali borç yaratıp aftan yararlanma,

-Kasa hesabını fiktif şişirip aftan yararlanma, yoluna gidilmesi sorun yaratabilir. Af kanunu sonrası, fiktif stok, fiktif kasa, fiktif alacak/borç kayıtları oluşturarak affın imkanlarından, mevcut durumu kurtarmanın ötesinde, ileriye dönük kullanma anlamına gelecek bu kabil hileli kayıtlar yapılırsa, hem aftan yararlanma şartları zedelenebilir hem de VUK 359 kapsamında bir suç oluşabilir.

YMM ve SMMM’lerin durumu?

 Defter, belge ve kayıtlarla uyumlu olmayan mali tabloları oluşturan, denetleyip onaylayan meslek mensupları varsa; hem mali hem de cezai ithamla karşı karşıya kalabilirler.

Diğer bir ifade ile konu sadece mesleki disiplin soruşturması ile sınırlı kalmayabilir. Konuyu biraz daha geniş ve değerli müelliflerle ve uygulamacıların katkısı ile tartışmaya devam etmekte fayda var.

zeki gündüz

https://www.dunyacom/

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *