10 Nisan 2023, 10:47 tarihinde eklendi

7440 sayılı Kanuna ilişkin GİB’e sorulanlar ve yanıtları

 7440 sayılı Kanuna ilişkin GİB’e sorulanlar ve yanıtları

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü 7440 sayılı Kanun uygulamasına ilişkin TÜRMOB tarafından online bir eğitim toplantısı (webinar) düzenlendi.


Bu eğitim TÜRMOB’un youtube kanalından canlı olarak da yayınlandı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 3 değerli daire başkanı Zekai Çenge, Gökhan Özçubuk ve Kamil Özkan da konuşmacılar arasındaydılar.

Eğitimde 7440 sayılı Kanununun önce kapsamı anlatıldı, sunumların ardından dinleyicilerin soruları yanıtlandı.

Sorulan sorulardan bazıları oldukça önemliydi. Cevaplar da Gelir İdaresi Başkanlığı’nın en yetkililerinden gelince, bunları ve sunumlar sırasında aldığım notları kısaca özetlemek istedim.

Yeri gelmişken İdare’nin üst düzeyde katılım sağladığı ve online olarak herkese açık olan bu tür eğitimleri oldukça faydalı bulduğumu belirtmeliyim. Bu toplantılarda geniş bir dinleyici kitlesi hem birinci ağızdan düzenlemelerin kapsamını öğrenme imkanı elde ediyor hem de sorularının cevaplarını doğrudan resmi makamlardan öğrenebiliyor. Bu açıdan bu eğitim de oldukça başarılıydı. Ben çok faydalandım. Toplantıyı hem düzenleyenlere hem de değerli katılımcılara bu vesileyle teşekkür etmek isterim. Umarım bu tür toplantıları daha sık görürüz.

Ek vergiye ilişkin konular

1) Toplantıda yaklaşık 1 milyon 60 bin kurumlar vergisi mükellefinden 2022 yılı 3. geçici vergi dönemi beyannamelerinde indirim/istisna beyan eden 61 bin mükellef bulunduğu, bunların da yaklaşık 17 bininin ek vergiye tabi olacağının tahmin edildiği belirtildi.

Dolayısıyla, ek verginin 1 milyon 60 bin kurumlar vergisi mükellefinden 17 bin gibi sınırlı sayıda bir mükellefi etkileyeceği anlaşılıyor. Oran olarak ise %1,7’ye takabül ediyor.

İdare'nin, bu konudaki tartışmaları makul görmekle birlikte ek verginin bu kadar sınırlı bir mükellef grubundan alınmasını bir sorun görmediğini anladım. Çünkü ek verginin kurumlar vergisi matrahı üzerinden alınması öngörülseydi, benzer tartışmaların o zaman da yapılacağını, ek vergiye hiç itirazın olmayacağı bir alternatifin olmadığını düşünüyor.

2) Ek vergiye tabi indirim ve istisnalardan yıl sonunda vazgeçilip geçilemeyeceği konusu uygulamada çokça tartışılıyor. Toplantıda bu konuya da değinildi.

Mükelleflerin 2022 yılı 3. geçici vergi dönemi beyannamelerinde yararlandıkları istisnalardan/indirimlerden kurumlar vergisi beyannamesinde faydalanmaktan vazgeçmelerinin kabul gören bir yaklaşım olmayacağı, İdarenin genel olarak istisnadan vazgeçilmesine sıcak bakmadığı ifade edildi.

Burada şartlı istisna ve mutlak istisna ayrımı yapılmadı ama bu ayrımın önemli olduğunu düşünüyorum. Tebliğde bu konuda bir açıklama yapılacaksa bu ayrıma dikkat edilmesi gerekir.

3) 6 Şubat 2023 tarihli depremler nedeniyle mücbir sebep ilan edilen yerlerde fabrikası veya şubesi bulunduğu halde kurumlar vergisi mükellefiyeti başka illerde olan mükelleflerin ek vergi karşısındaki durumu da toplantıda bahsedilen diğer bir konu oldu.

Bu mükelleflerin ek vergiyi ödemeleri gerekeceği, bu konudaki itirazlarda haklılık payı bulunduğu ancak yasal düzenlemenin açık olduğu ve bunlar için bir muafiyet olmadığı dile getirildi.

Gerçekten de ek vergiye ilişkin yasal düzenlemede 6/2/2023 tarihi itibarıyla, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illeri ile Sivas İlinin Gürün İlçesinde kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanların ek vergiden muaf olduğu belirtiliyor.

Bu düzenleme gereği, faaliyetlerinin tamamı veya önemli bir kısmı bu yerlerde olan mükellefler sırf kurumlar vergisi mükellefiyeti bu yerler dışında olduğu için ek vergi ödemek zorunda kalacaklar. Yasal düzenleme açık olduğundan, tebliğde bu mükelleflerin durumuna ilişkin farklı bir değerlendirme yapılmayacağı anlaşılıyor.

Diğer yandan, bu mükellefler Maliye Bakanlığınca deprem nedeniyle ilan edilen mücbir sebep kapsamına da doğrudan girmiyor. Ancak bunların münferit başvuruları halinde, durumları İdare tarafından değerlendirilip, mücbir sebep kapsamında oldukları kabul edilebiliyor. Yasal düzenlemede muafiyet kapsamındaki mükellefler mücbir sebep ilanıyla ilişkilendirilmediğinden, mükellefin mücbir sebep halinde olduğu İdareye yapmış olduğu münferit başvurusu sonucu kabul edilse dahi, ek vergi ödemesi söz konusu olabilir. Tebliğde en azından bu mükelleflerin muafiyet kapsamında olduklarına ilişkin bir açıklamaya yer verilmesi gerekir.

4) Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-c maddesinde düzenlenen yurt dışı iştirak hissesi satışı kazancı istisnaları da %15 vergi yükü şartını taşımaları halinde %5 ek vergiye tabi olacak istisnalar arasında sayıldı.

5) KVK 5/1-a (yurt içi iştirak kazancı istisnası), 5/1-b (yurt dışı iştirak kazancı istisnası) ve 5/1-g (yurt dışı şube kazancı istisnası) istisnaları için 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde doğrudan %5 ek vergi hesaplanacağı; 5/1-h (yurt dışı inşaat işleri istisnası) ile 5/1-c (yurt dışı iştirak hissesi satışı kazancı istisnası) istisnalarının ise önce %10 ek vergiye tabi tutulacağı, %15 vergi yükünün tevsiki halinde ise %5’inin iade edileceği belirtildi. Bir önceki yazımda bu konudan bahsetmiştim.

6) Ek verginin, Kanunda genel bütçe geliri olarak tarif edilmesi ve takibinin vergi daireleri tarafından yapılacak olması nedeniyle KDV iadesi alacağının mahsup edilmesi suretiyle ödenebileceği teyit edildi.

7) Ek verginin sadece 5520 sayılı Kanun ile diğer kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve indirim tutarları ile indirimli kurumlar vergisi matrahları üzerinden hesaplanacağı ifade edildi. Bu kapsamda, kurumlar vergisi beyannamesinin diğer indirim ve istisnalar satırında gösterilen VUK-TFRS çevrim düzeltmeleri, kıdem tazminatı düzeltmeleri ve uluslararası vergi anlaşmaları gereğince istisna tutulan kazançlar gibi indirim ve istisnalar üzerinden ek vergi hesaplanmayacağı dile getirildi.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları gereğince istisna tutulan kazançların ek vergi karşısındaki durumu da uygulamada çok merak ediliyordu. Bu kısımdaki açıklamalardan, bunlar üzerinden ek vergi alınmayacağını anladım. Tebliğde bu konuda detay açıklama yapılacaktır.

Matrah artırımına ilişkin konular

8) 2022 yılında gerçekleşen tür değişikliklerinde kurumlar vergisi matrah artırımının nasıl uygulanacağı hakkında birden çok soru soruldu. Bu sorulara cevap olarak, devir alan şirketin yeni kurulmuş bir şirket olarak kabul edileceği, bu şirketin 2022 yılı matrah artırımında kıyaslama hükümlerinin uygulanmayacağı, buna karşılık eski şirket için ise 2021 ve 2022 yılı geçici vergi beyan kıyaslarının yapılacağı ve eski şirketin 2022 yılındaki kıst dönemi için asgari matrah artırımı tutarının kıst olarak hesaplanacağı ifade edildi.

9) 21 Mart 2023 tarihine kadar tamamlanamayan vergi incelemelerine yönelik işlemlerin şu anda bekletildiği, mükelleflerin bu dönemler için 31 Mayıs 2023 tarihine kadar matrah artırımı yapabilecekleri ve matrah artırımı halinde bu incelemelere devam edilmeyeceği vurgulandı. Bu nedenle, matrah artırımı beyanlarının henüz alınmaya başlamamış olmasının bu mükellefler için bir hak kaybına neden olmadığı söylendi. Nitekim, Tebliğde de bu yönde açıklamalar bulunuyor.

10) Uygulamada 2022 yılı kurumlar vergisi matrah artırımında, 2022 yılı asgari kurumlar vergisi beyanının 500 bin TL olması gerektiğine yönelik bazı görüşler ileri sürülüyor. Toplantı sonunda iletilen sorular arasında bu şekilde sorular da vardı.

Cevap olarak, öyle bir şartın olmadığı, 2022 yılı kurumlar vergisi beyanının kıyas hükümleri dikkate alınarak tespit edileceği, bulunan bu tutarın 500 bin TL’nin altında olabileceği, bu tutar üzerinden %25 oranında matrah artırılması gerekeceği ancak bu artırılan tutarın 500 bin TL’nin altında olamayacağı belirtildi. Tebliğde de bu yönde örnek ve açıklamalar bulunuyor.

11) 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin önceki kanunlar kapsamında matrah artırımından yararlanılıp şartlar ihlal edilmişse, 7440 sayılı Kanundan yararlanılarak bu başvuruların yeniden ihyasının mümkün olmadığı dile getirildi. Bu yıllar için 7440 sayılı Kanun kapsamında yeniden başvuru yapılması gerektiği, şartları ihlal edilen önceki kanunlar kapsamındaki başvurulara ilişkin ödemelerin bu başvurulara ait ödemelerden mahsup edilemeyeceği ifade edildi.   

Erdal Güleç

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *