26 Eylül 2022, 09:02 tarihinde eklendi

NAKDİ SERMAYE ARTIŞINDA FAİZ İNDİRİMİNE SINIRLAMA GETİRİLMESİ NE ANLAMA GELMEKTEDİR

NAKDİ SERMAYE ARTIŞINDA FAİZ İNDİRİMİNE SINIRLAMA GETİRİLMESİ NE ANLAMA GELMEKTEDİR

NAKDİ SERMAYE ARTIŞINDA FAİZ İNDİRİMİNE SINIRLAMA GETİRİLMESİ NE ANLAMA GELMEKTEDİR

İlk defa 27.03.2015 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 6637 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Diğer indirimler" başlıklı 10’uncu maddesinde yapılan düzenleme ile sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye


 

tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan "Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı" dikkate alınarak hesaplanan tutarın

%50'sinin vergi matrahından indirim konusu yapılabilmesine imkan tanıyan düzenleme yapılmıştı. 7338 sayılı yasa ile ise nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için yüzde 50’lik oranının, %75 olarak uygulanması sağlanmıştır.

İndirim Tutarının Hesabı

Nakdi sermaye artışı üzerinden, indirimden yararlanılan yıl için TCMB tarafından

en son açıklanan ticari krediler faiz oranı dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin

sonuna kadar hesaplanan tutarın Bakanlar Kurulunca belirlenen orana isabet eden kısmı ilgili dönem kurum kazancından indirilebilecektir.

Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranları yıllar itibariyle sırasıyla

 
  • 2015 takvim yılı için % 14,67 (40 Seri Numaralı Sirkülerle % 14,65 olarak açıklanmıştır)
  • 2016 takvim yılı için % 13,57
  • 2017 takvim yılı için % 17,06
  • 2018 takvim yılı için % 27,04
  • 2019 takvim yılı için % 12,02
  • 2020 yılı için %19,62

 

  • 2021 yılı için %24,51 olarak açıklanmıştır.
 

İndirim tutarı hesaplanırken sermaye artırımın yapıldığı ilk yılda kıst uygulama söz konusu olup, artırılan sermayenin hesap dönemi içerisinde ortaklarca nakit olarak ödendiği (Nakden taahhüt edilen sermayenin, sermaye artırımına ilişkin kararın ticaret siciline tescil edildiği tarihten önce şirketin banka hesabına yatırılan kısmı için tescil tarihinin içinde bulunduğu) ay kesri tam ay sayılmak suretiyle, yılın kalan süresi için kıst dönem esasına göre indirim tutarı hesaplanacak ve mükellefler nakdi sermaye artışına ilişkin kararının ticaret siciline tescil edildiği hesap döneminden itibaren, bu indirim uygulamasından yararlanmaya başlayabileceklerdir.

İndirim hesaplamasına konu edilebilecek sermaye artışı tutarı, artırılan sermayenin ortaklarca şirketin banka hesabına nakit olarak fiilen yatırılan kısmı ile sınırlı olup taahhüt edilen sermayenin, ortaklar tarafından nakit olarak şirketin banka hesabına fiilen yatırılmayan kısmı indirim tutarının hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

Nakden taahhüt edilen sermayenin;

  • Sermaye artırımına ilişkin kararın ticaret siciline tescil edildiği tarihten önce şirketin banka hesabına yatırılan kısmı için tescil tarihi,
  • Tescil tarihinden sonra şirketin banka hesabına yatırılan tutarlar için ise şirketin banka hesabına yatırılma tarihi,

esas alınarak bu indirimden yararlanılabilecektir.

 

Sermaye avanslarının durumu

Sermaye artırımına ilişkin karardan önce ortaklar tarafından sermaye avansı olarak şirketin banka hesabına yatırılan tutarlar, şirketin bilançosunda öz sermaye kalemleri arasında yer alan “Diğer Sermaye Yedekleri” hesabında izlenmesi ve hesap döneminin sonuna kadar bu tutarlarla ilgili sermaye artırımına ilişkin kararın ticaret siciline tescil ettirilmesi şartıyla, söz konusu kararın ticaret siciline tescil ettirildiği tarih esas alınarak indirim tutarı hesaplanacaktır.

Öte yandan, ortaklarca veya ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları uygulamanın kapsamı dışındadır.

Nakdi Sermaye İndiriminden Yararlanma Süresi Sınırlandırılmıştır!

7417 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi sermaye şirketleri gerçekleştirdikleri nakdi sermaye artışları üzerinden, nakdi sermaye artışının yapıldığı hesap döneminden itibaren başlamak üzere izleyen her bir hesap dönemi için ayrı ayrı indirim uygulamasından yararlanabiliyorlardı. Sınırsız bir indirim söz konusuydu. 7417 sayılı Kanunun 49’ncu maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 10’uncu maddesinde yapılan değişikle her bir hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanma imkanı ortadan kaldırılmıştır.

 

Getirilen yeni düzenleme ile nakdi sermaye indirimden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile bu dönemi izleyen dört hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanılabilecektir. Eskiden olduğu gibi, nakit sermaye indiriminden yararlanma imkanının bulunduğu dönemlerde sermaye azaltımı yapılması hâlinde azaltılan sermaye tutarı indirim hesaplamasında dikkate alınmayacaktır.

7417 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 15. maddenin on üçüncü fıkrasıyla, getirilen yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sermaye artırımı yapan veya ilk defa kurulan şirketler için 2022 yılı hesap dönemi dahil olmak üzere 5 hesap dönemi için uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla bu mükellefler 31.12.2026 dönemi dahil nakit sermaye indiriminden yararlanabileceklerdir.

Kazancın Yetersizliği Nedeniyle İndirim Konusu Yapılamayan İndirim Tutarları Endekslenmeksizin Dikkate Alınabilecektir

Nakdi sermaye artışına ilişkin olarak hesaplanan indirim hakkının, kazanç yetersizliği nedeniyle ilgili olduğu hesap döneminde kullanılamaması halinde, anılan indirim tutarı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde “Gelecek Yıla Devreden Nakdi Sermaye Artışlarından Kaynaklanan Faiz İndirimi” bölümüne yazılmak suretiyle herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın izleyen hesap döneminde (geçici vergi dönemleri dahil) kullanılabilecektir. Anılan tutarlar izleyen yıla ilişkin verilecek yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde cari yılın indirim hakkı ile birlikte indirim olarak dikkate alınabilecektir.

Sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile izleyen dört hesap dönemi içerisinde hak kazanılan ancak matrah yetersizliği nedeniyle yararlanılamayarak gelecek yıla devreden nakdi sermaye artışlarından kaynaklanan faiz indirimleri herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın anılan beş yıllık süre dolduktan sonra da

 

indirime konu edilebilecektir. Burada beş yıl sonra nakdi sermaye indirimi tutarının hesaplanması söz konusu olmayıp, anılan dönemlerde hesaplanan ve hak kazanılan ancak kazancın yetersizliği nedeniyle yararlanılamayan tutarların indirim tutarlarından yararlanma hakkının devam ettiği unutulmamalıdır.

Geçici Vergi Dönemleri İtibariyle Nakdi Sermaye İndiriminden Yararlanmak Mümkün!

Bilindiği üzere, indirim tutarının hesaplanmasında TCMB tarafından yararlanılan yıl için en son açıklanan ticari krediler faiz oranı dikkate alındığından geçici vergi dönemlerinden sadece dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla bu indirimden yararlanma imkanı söz konusuydu. Ancak, 7338 sayılı Kanunla dördüncü geçici vergi dönemi kaldırıldığından cari yıl nakit sermaye artışı indirimden yararlanmak söz konusu olmayacaktır.

Öte yandan, kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan indirim tutarlarının, izleyen hesap dönemine ilişkin geçici vergilendirme dönemlerine ait I, II ve III.’ncü geçici vergilendirme dönemi vergi matrahlarının tespitinde indirim konusu yapılabileceği hususu gözden kaçırılmamalıdır.

Görüleceği üzere, geçici vergi dönemlerinde kullanılabilecek nakdi sermaye artış indirimi bir önce yıldan devreden nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi tutarı ile sınırlıdır.

Saygılarımızla

 

Soner ÜLGEN

Yeminli Mali Müşavir

CPA

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *

YAPILAN YORUMLAR

  1. İlhan güneri

    Ellerine sağlık üstad

    • access_time 17 Eylül 2023, 08:01
    • CEVAPLA